Berlin’de saksofon çalan sokak sanatçısının sırtını yasladığı renkli duvar parçasının uzunluğu bundan tam 25 yıl önce kent içinde 45 kilometreyi buluyor ve Berlin’i ortadan ikiye bölüyordu. Soğuk Savaş sonucu Doğu ile Batı Avrupa arasındaki bölünmenin simgesi haline gelen Berlin Duvarı ilk olarak 1961 yılında briketle örülerek kurulmuştu. Kentin doğusunda kalan Doğu Almanya’dan ekonomik sıkıntılar ve politik baskılar nedeniyle Batı’ya geçmek isteyen Berlinlilere engel olmak güçleşince, briket duvarın yerini, zamanla elektrikli telle çevrili gözcü kulelerinin dikildiği, ucuna bucağına mayın döşenmiş, makineli tüfek yuvaları bulunan, yüksekliği yer yer 15 metreyi bulan beton duvarlar aldı. Böylece Batı Berlin, Doğu Almanya’nın kalanından toplamda 120 kilometreyi bulan bir perdeyle ayrıldı. Siyasi reform isteğiyle sokaklara dökülen halkın baskısı üzerine Doğu Almanya yönetiminin vatandaşların sınırdan istedikleri gibi geçebileceğini duyurduğu 9 Kasım 1989, Avrupa haritasının yeniden çizildiği gün olarak tarihe geçti. Haberi duyarak akın eden insanların parça parça sökerek yerle bir ettiği duvardan geriye kalan bölümler, umudun, dostluğun ve özgürlüğün sembolü olarak korunuyor. Fotoğrafın çekildiği East Side Gallery, bugün dünyanın en büyük açık hava sanat galerilerinden biri. Duvarın yıkılışının 25. yıldönümü sebebiyle Berlin bu ay, hafıza tazeleyecek pek çok etkinlik ve sergiye ev sahipliği yapıyor.